Ridvan Dilmene konuk olduk !

Ek Bilgiler

  • Brown: tbg-brown

 

12 Ocak 2008 Cumartesi. Saat 21.30.23.00 te başlayacak %100 Futbol programı öncesi, Ntvinin Maslak binasında, Rıdvan Dilmene ayrılmış odada keyifli bir sohbete başlıyoruz.


ınanılmaz sıcak karşılıyor bizi, kapris yok, üstten bakma yok, Türkiyenin yaşayan en büyük efsanelerinden biriyle o kadar rahat sohbet ediyoruz ki! Kola ve kahvelerimiz geliyor, şakalaşıyoruz, gülüyoruz, kısaca Rıdvanla sohbetin tadını çıkarıyoruz. Ben Umut Avcı(U.A.), sitemiz moderatörlerinden Yaşar Dündar (Y.D.) ve fotoğraflarıyla yanımızda olan Bilal dostumuz(overcat) siz bahisklavuz üyelerinin merak ettiğiniz tüm soruları yöneltiyoruz. Bir kez daha bahisklavuzun farkını ortaya koyuyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayalım, işte karşınızda Rıdvan Dilmen

U.A. : Öncelikle biz bir bahis sitesiyiz. Bahisten açalım konuyu, Türkiyede bahisi nasıl değerlendiriyorsunuz? ıddayı nasıl buluyorsunuz? mesela üyelerimizden biri soruyor Spordan endüstriye, adaletten eğitime kadar her dalda avrupanın bulunduğu seviyeyi kendimize örnek almamıza rağmen, niçin bahis konusunda değil avrupa; arap ülkelerinden bile daha dar bir görüş açısına sahibiz?

R.D. : şimdi iddaa çok yeni başlayan bir olay, 3-5 yıllık bir mevzu belki de, bu olaydan en çok faydalananlar klüpler oldu, özellikle 2 lig statüsündeki takımlar hatta 1. ligdekiler ciddi gelirler elde ettiler. 1 ligde Anadolu takımları yine digitürk sayesinde 3-3.5 milyon dolar bir şeyler kazanabiliyorlar, ama 1.5 milyon dolarda buradan geliyor artık. Bu çok ciddi bir rakam. Ayrıca yine bildiğim kadarıyla Fenerbahçe ne alıyorsa buradan, bizim diğer takımlar mesela Samsunspor'da aynı parayı alıyor, eşit miktarda bir paylaşım var. Bu bir kere klüpler açısından son derece olumlu. Türkiye'de özellikle 2.lig A-B kategorisinde eskiden kongreler çok olurdu mesela, şimdi kongreler falan bitti, antrenörleri falan kovmaya başladılar, iddaa antrenörleri yedi (gülüyor). Aşağı yukarı 18 klubün 15'nde başkan değişirdi, şimdi antrenörler değişiyor, çünkü ciddi bir rant bu iş, klüpler açısından çok önemli ama oynamak doğru mu yanlış mı orada herkesin görüşü farklıdır.

U.A.: Peki düzenlenmesi sizce doğru mu? Avrupalı şirketlere lisans verilse mesela.
R.D : Rekabet açısından mı diyorsun?

U.A. : Evet mesela bwin Beşiktaş'a forma ve stad yapımı konusunda sponsor olmak istedi, ama bu iddaa tekeli yüzünden, ki biz buna tekel diyoruz bu gerçekleşemedi.
R.D. : Devletimizi düşünmek zorundayız burada. Mesela bildiğim kadarıyla bizim devlet 1 milyon dolar ciro yapsan bunun 500 bin dolarını hemen alıyor, hiç almışsın kazanmışsın kaybetmişsin yok biliyorsun, cironun yüzde 50'ni alıyor, yani devletimizin de bir kazancı var burada, o yüzden yabancı bahis sitelerinin yasallaşması pek doğru bulmuyorum, çünkü artık o zaman iyice şeyi çıkar (gülüyor), burada hiç olmazsa bari paran varsa oynuyorsun, belki iddaa şunu yapabilir, bilmiyorum tabi iç bünyelerini ama hani oranları arttırabilir'

U.A. : Mesela geçen gün Türkiye kupasından bir kupon yaptığınızda iddaadan 1.91 lik bir oran yakalıyorsunuz, aynısını net üzerinde herhangi bir sıradan büroda oynasanız oran 9 küsürlere çıkıyor, arada çok büyük bir fark var, tamam devlet para kazansın diyoruz ama, arada biz bahis oynayanlarda kazanalım öyle değil mi?
R.D. : Bak şimdi bu iddaa çok tehlikeli bir iş, bizim spor kültürümüz buna hazırlıklı mı değil mi tartışılır, çünkü Anadolu'da neler oluyor bilemiyoruz, gidemiyoruz, takip edemiyoruz, bence yurtdışı siteleri girerse şike ve şaibe iddiaları daha çok artar, çok baş ağrıtır, en azından şimdi 3-4 maç sınırı var, bence çok doğru bir iş yapıyorlar.

U.A. : Peki siz oynuyor musunuz bahis?
R.D. : Oynuyorum ama öyle illa ki oynayayım bugün diye bir heyecanım yok, arkadaşlarla ortak oynarsak oynuyoruz.

U.A. : Sizin reklamlardan meşhur bir 'gol olur sözünüz var, üyelerimiz diyor ki canlı bahis oynamayı denedi mi hiç, oynasa kesin çok iyi paralar kazanır (gülüyoruz)
R.D. : Bakın ben şimdi şöyle kendimi bir tarttım, 10 tanesinden 8 ni rahat tuttururm, mesela bugün Liverpool maçı vardı, yani Liverpool atacak gibi gördüm nitekim attı da, ha belki atamayabilirdi de , aynı şekilde Rize-G.saray maçına baktığınız zaman bu maçta çok gol olur diyebiliyorsunuz.

U.A. : İzmir futboluyla ilgili sorular var Altayda çalışmış play offta süper lig kapısından dönmüştünüz. Daha sonra Karşıyakadada başarılı işler yaptınız ama sonu bir türlü gelmedi. Bizler ızmir futboluna yıllardır kafa yoruyoruz birşeyler yapmaya çalışıyoruz kendimizce ama durum ortada. Sizin ızmir futbolunun kurtuluşuyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

R.D. : Şimdi her şey önce ekonomiye bağlı ve baktığınız zaman belediyelerin çok büyük katkıları var klüplere, ve yine baktığınız zaman belediyelerin katkıları olan klüpler hep 1.ligde Sivasından, Kayserisine kadar, Ankarasporuna kadar, ızmir belediyelerinin bütçelerini zorlayıp yardım etmeli , özellikle ben başkanlarına çok saygı duyuyorum, özellikle Aziz başkanı çok beğeniyorum, puan usulu para vermeye çalışıyor. yardım etmeye çalışıyor, birinci şart ekonomi, ikinci şart iklim. Çok sıcak olan şehirlerde Türkiye den örnek verebilirim Adana da lig takımı yok Antalya a yok ızmir de yok ispanyaya baktığımızda fazla bulamasınız ben iklimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sezonun aşağı yukarı 3 te 2 si sıcak havada oynamak ve çalışmak zorundasınız. Onun dışında dediğim gibi yönetim tarzlarının günlük olmasından dolayı yoksa ızmir den keşe 2 takım 3 takım çıksa.

U.A. : Peki çözüm önerisi olarak ne diyorsunuz?
R.D. : Valla ızmir'de yaşayan spor adamları bir çok öneri getiriyor ama sonuçta ekonomik olarak bir güçlenmek zorundalar. Orada borcu olmayan klüp yok mesela devlete vergi borçları var, sigorta borçları var, oyunculara borçları var bunların ekonomik yapılarını birkaç yıl feda edip düzeltmesi lazım.

U.A. Kaleci Onurun satışı yüzünden Karşıyaka yönetimiyle arası bozulduğu söyleniyor. Sportif direktörlüğü bırakabileceği bile konuşuluyor. Bu konu hakkında ne diyorsunuz?
R.D. : R.D. : sportif direktörlükte benim resmiyetim yoktu ama benim gönülden yaptığım bir işti o, çok ta seviyorum klübümü, ama ben Onur konusunda Onur'un transferinin yanlış olduğunu söylemiyorum, veriliş tarzının yanlış olduğunu söylüyorum, ben Onur'un Türkiye'nin gelecek 15 yılda kaleci olarak damga vuracağını düşünüyorum, o yüzden Karşıyaka'nın Onur'u satarken çok ciddi paralara satmasını düşünüyorum, bu yüzden sabırlı olmak olmak lazım, hem böyle düşünüyordum hem de ilk 6 ümidimiz olduğu içinde ki hala var ben Karşıyaka takımına çok güveniyorum gerçekten çok güveniyorum, iyi giderken satılmamasından, eğer satılıyorsa da çok ciddi paralara satılmasından yanayım, o yüzden biraz kızgınım, ama Karşıyaka yönetiminden hiç kimseyle bir sorunum yok.

U.A. : Futbolun içinde siyaset ne kadar var? Siyaset adamlarının zaman zaman futbolculardan (takımlardan) istekleri oluyormu? Olmuşmudur?
R.D. : Yok hiçbir zaman bir siyasi gelipte futbolcuyu arayamaz, mümkün değil.

Y.D. : Peki bundan birkaç yıl önce Bursanın küme düşmesinde Beşiktaş'ın rolü çok konuşulmuştu, o sene mesela Çaykur Rize maçında Sedat Peker'in Beşiktaşlı bir futbolcuyu arayıp oynamayacaksın dediği söylenmişti
R.D. : Siyaset diyoruz ama, siyaset konuşalım, Sedat Peker siyasetçi değil, soru çok güzel ama sen mafyayı soktun işin içine(gülüyor)

U.A. : O zaman mafya var sporun içinde(gülüyoruz)
R.D. : Yo yok bence yok, şikede şunu söyleyeyim, Türkiye'de futbolcuları çok hafife alıyorlar özellikle spor programlarında futbolcular onurlu insanlar, öyle kolay değil maç satıldı falan, futbolcular onurlu insanlar.

U.A. : Hazır şike demişken sizin futbol oynadığınız yıllarda hatır şikesi çok oluyormuş Tanju çolak bahsetmişti bir tv programında, sizin başınıza geldi mi hiç, bahis olayı bu kadar artmışken bu hatır şikelerinin artma ihtimali nedir?
R.D. : Bahisten hatır şikesi olmaz, pislik şikesi olur, bakın hatır şikesi şudur iddiası yoktur bir takımın, zaten iddiası olmayan takımın fizik durumuda iyi değildir eskisi gibi, ve maç içerisinde çok baskı yapar rakipleri, aman koşmayın, aman oynamayın diye seni psikolojik bir ezikliğin içine sokmaya çalışırlar, ama maçtan önce arayamazlar aman oynama diye, fakat maç içinde ağlamalar olur tabi.

U.A. : Sizin Tanju Çolakla bir anınız var, maç içerisinde yemek iddiasına girdiğiniz.
R.D. : Ha hatırlıyorum, Türkiye kupası yarı final maçıydı devreyi 2-0 önde kapatmıştık bende gol atmıştım devre arasında o geldi akşam yemeğe gidelim dedi 2-0 ken, dedim iyi gidelim akşam Etiler'de falan buluşuruz , maç 2-2 bitti bu geldi maç sonu yanıma kaçta nerede buluşuyoruz dedi, ya dedim git kaybol (gülüyoruz)bendeydi hata yani, skora göre ben yemeğe gidecektim (gülüyor)

U.A. : Peki Güntekin Onayı neden yayında çok sıkıştırıyorsunuz? Hatta bunla ilgili bir açıklamanız da var onu az sonra söyleyeceğim'
R.D. : Ya yok öyle bir şey (gülüyor) benim en büyük şansım öyle bir arkadaşım olması, bizim müthiş bir ikili olduğumuz düşünüyorum, güntekin futbolu çok iyi bilen çok düzgün bir arkadaşımız, ama tabi bazen bir soruyu 3 kere sorduğunda bazen şey yapıyorum tabi ama tatlı espriler bunlar, bir saygısızlık olmaz aramızda.

Y.D. : Beşiktaşlı mı Guntekin Onay
R.D. : Evet Beşiktaşlı.


U.A. : Sanırım maçları izlemeden girdiği zaman sıkıştırmayı seviyormuşsunuz öyle bir istihbarat aldık
R.D. : Yok genelde izler

U.A. : Fenerbahçe maçını izlememiş mesela bir kere, hatta sen sormuşsun nasıldı fener maçı diye
R.D. : Haha evet öyle bir şey oldu (kahkaha atıyor) başka soru ? (gülüyor)

U.A. : Abi elimizde biraz ters sorularda mevcut mesela 2007-2008 sezonu yani bu sezon için ilk haftalarda ntv deki programlarında sık sık bu sene üç büyükler 80 puana rahat ulaşırlar geçen sene gibi olmaz diyordun üstüne basa basa, malum daha ilk yarının ortasında 3büyükler fazlasıyla puan kaybı yaşadılar bile
R.D.. : Şimdi 80 demedim, 70 puan yetmez dedim, geçen sene Fenerbahçe oldu ya 70 puanla 80 lere kadar gider puan, 70 yetmez dedim, ayrıca lig sonunda bunun cevabını veririz, 73-74 puan Türkiye liginin şampiyonluğuna yetmez bu sene.

U.A. : Ülkede garip bir Türk Teknik Direktör sirkülasyonu var Örnek olarak Erdoğan Arıcanın 1.ligde bir çok takım çalıştırması hatta 1-2 sene sonra yine aynı takıma dönmesi.Mesela Ümit kayıhan ki onun hakkında pek iyi düşünmediğini biliyoruz abi (gülüyor)
R.D. (gülüyor) Evet.şimdi antrenörlerin mesleği bu, sadece ekonomik olarak bakmayın buna antrenör boşta kaldığı zaman kendini boşlukta hisseder bu felaket bir alışkanlıktır, antrenörlük yapan insan hiçbir ay dahi boş kalmak istemez, o zaman tercihlerde yanılıyorsunuz işte ama gittiğiniz zamanda seçici olmuyorsunuz.

U.A. : Peki siz antrenörlüğe dönmeyi düşünüyor musunuz?
R.D. : Hayır şu anda düünmüyorum

U.A. : Peki neden yorumculuğu daha mı çok seviyorsunuz.
R.D. : Hayır ben antrenörlüğü daha çok seviyorum, ancak klüplerin yapıları beni çok ürkütüyor, ben gittiğim bir klüpte minimum 3 yıl çalışmak isterim, maddi koşullarının iyi olması lazım, kendi kazandığım olarak değil, yaptırımlarımı doğru uygulayabileceğim, mesela vestel çok iyi gidiyordu, iyi bir sponsor bulmuştu, o bile bozuldu, vestel Manisa gibi o dönemdeki gibi olmazsa çalışmak istemiyorum.

U.A. : Peki G.saray reddedilemeyecek bir teklif yapsa antrenör olurmusunuz?
R.D. : Öyle bir şey olmayacağına göre konuşmaya gerek yok(gülüyor)

U.A. : At yarışıyla ilgili sorular var elimizde
R.D. : benim atlarım vardı, çok merakım vardı, Moon Light diye bir atım vardı en güzeli oydu onun yavruları vardı, çok seviyordum onları, ama bir gün soğudum Moon Light ölünce bende terk ettim, bıraktım.

U.A. : JAY JAY kaliteli bir kısraktı. iyi yarışlar yapmıştı. TJK dan baktığımıza göre şu adan at Naim Çetin üzerine ilk defa da 2 yaşlı bir tayı var
R.D. : Aaa yok yok hiç haberim yok bunlardan, hiç bakmıyorum bile şu an tamamen bıraktım at yarışını.

U.A. : Peki at yarışlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz.
R.D. : Çok oynayıp fakir öleceğine az oyna öyle öl diyorum

U.A. : Heh bu sözünüzde var benim elimde (derken odaya ersin düzen geliyor saygılar hocam diyerek, bize de merhaba diyor, sigarayı bıraktığından bahsediyor, ve hemen ne yapıyorsunuz kupon mu yapıyorsunuz diyip gülüyor, tv de Barcelona maçının devre arası diye Juventus maçı açık, neden bizim kanal açık değil diyor ersin, seni dinliyorduk devre arası diye geçtik bu maça diyor Rıdvan, o arada biz de Ersin'den röportaj sözünü almayı ihmal etmiyoruz tabi, sitemizi takip ettiğini söylüyor ersin, Rıdvan ben hiç bilmiyorum sizin siteyi, maçkolikten takip ediyorum ben diyor, bilgisayardan hiç anlamam çoğu zaman bunlar yardım eder(Ersin ve Guntekin)diyip gülüyor.)
U.A. : Peki abi yabancı sınırlandırması hakkında ne düşünüyorsun?
R.D. : Hayır diyenler vardır, sınırlı olsun diyenler vardır onların da kendilerine göre haklı doneleri vardır, ben sınırsız olmasından yanayım, benim de haklı donelerim var, örneğin Yunanistan Avrupa şampiyonu olduğunda kendi ülkesinden hemen hemen kimse yoktu, Fransa mesela, Brezilya hep favori onlarda da aynı, ben yetenekli oyuncu olduktan sonra yabancı oyuncu olmazlar zaten neden yabancı alsınlar?

U.A. : Fenerbahçe'nin efsane sporcusu olarak geçmesine ve kendi futbolunu da çok övmesine rağmen neden oynadığı 9 yıllık süreçte Fenerbahçe sadece 1 şampiyonluk kazanabildi? O dönemde Sakaryalılar Grubu diye bir grubun varlığı hakkında ne düşünüyor?
R.D. : Hepsi pırıl pırıl arkadaşlarımızdı , öyle yazıyorlardı, tipik bir medya sıkıntısıydı o , yoksa hepsi aslan gibi çocuklar hala görüşüyoruz, hiçbir problemimiz olmadı, Oğuz, Aykut, turan olsun, serdar vardı, hepsi aslan gibi çocuklardı, problem yoktu, Sakaryalılar diye bir grup yoktu.


U.A. : Kendisinin Fenerbahçe'deki ve Türkiye'deki teknik direktörlük kariyeri ortadayken bu sezon başında " Yönetime açık mektup " diye bir köşe yazısı yazarak Zico'nun görevden alınması gerektiğini yazması kendisini " kelle koparan " köşe yazarları sınıfına sokmadı mı, o yazıdan pişmanlık duyuyor mu? Diye bir soru var size yönelen.
R.D. : Hayır görevden alınsın demedim, radikal kararlar zamanı dedim, A ya Zicoyla konuşulur, Türkiye ligini de ciddiye alınması sağlanır, B yollanır, onun sebebi oydu, Fenerbahçe Türkiye ligini ciddi oynasa her yılı uzak ara şampiyon olur, ama bakıyorsun ligin üst sırasındaki takımları sabah akşam yeniyor Fenerbahçe, ama alttakileri yenemiyor, bunda birinci şey sistemle ilgili ki ben bunu donelerle sundum, ikincisi oyuncuları motive edemiyordu, konsantre olamıyorlardı, ben hali hazırda hala aynı fikirdeyim, şu anlamda Türkiye liginde Fenerbahçe'nin şansının her sezon bu ekonomik yapısıyla Yüzde 100 olması gerekirken, hala şansı en fazla rakipleri kadar.

U.A. : Sanki Fenerbahçe bu sezon hariç her zaman önemi Türkiye ligine veriyordu gibi geliyor bana.
R.D. : Fenerbahçe önemi Türkiye ligine verse, lig Nisan'da biter!

U.A. : Biraz fazla iddialı bir laf olmadı mı?
R.D. : Hayır iddialı değil, geçen yıl Beşiktaşı yenmiş, G.sarayı yenmiş, puan kayıplarına baktığında Sakarya'ya yenilmiş, küme düşen erciyese kaybetmiş, Fenerbahçe'nin sorunu sistem ve konsantrasyonla ilgilidir.

U.A. : Peki bu sezon şampiyon kim olur, öngörün nedir?
R.D. : Sivas dışında tüm adayların şansları eşit, ve Fenerbahçe'nin fikstürü rakiplerine göre aleyhine, ve yine söylüyorum Türkiye liginde oyun şablonunu değiştirmezse Fenerbahçe'nin diğerlerine göre şansı az.

Y.D. : Sevilla karşısında Fenerbahçe'nin şansını nasıl görüyorsunuz tur geçilebilir?
R.D. : Yüzde 50, geçebilir, Sevilla'yı izlediğiniz zaman çok iyi bir takım görüntüsü var ama, real betisle oynadılar , bizim Mehmet Demirkol yazdı mesela 2-0 bile yetmeyebilir diyor, 2-0 yeter bize, çünkü Real Betis takımında Fenerbahçe'nin 11'nde oynayacak oyuncu yok.

U.A. : Sevilla maçlarına özel skor tahmini alabilir miyiz?
R.D. : Valla kısır maçlar olur ikisi de

U.A. : Under yani şey alt diyorsun (gülüyorum)
R.D. : Ha siz öyle under, alt diyorsunuz sahi, evet alt olur, sevilla'nın çok tempolu oynadığı maçlar var onları iyi oynarsa Fenerbahçe, yani öyle kolay kolay yenemezler Fenerbahçe'yi, yenerlerde öyle eze eze olmaz, Avrupa'da yok öyle bir takım.

U.A. : Trabzonlu Yesiç için ne düşünüyorsunuz peki? Hepimizi çok kızdıran biri oldu sonuçta
R.D. : Napalım futbolda bunlar var, ben futbolda kin tutmam, olsun sağlıklar dilerim, ne yapalım

U.A. : Yakın zamanda görüştünüz mü hiç, şimdi nerede ne yapar biliyor musunuz? Pişman mıdır acaba?
R.D. : Futol hayatımın sonlarına doğru oturup görüştük, yakın zaman da hiç görüşmedim, nerede ne yapar bilmiyorum, ülkesinde olduğunu duymuştum en son, ama pişmandır tabi bir kasıt olduğunu sanmıyorum.

U.A. : Efsane 4-3 lük G.saray maçını anlatır mısın bize biraz?
R.D. : 3-0 ken seyirci maçın döneceğini düşünüyordu ama aslında açıkçası biz futbolcular düşünmüyorduk, ben maç koptu demiştim, bir de antrenör inanıyordu, bize şöyle dedi, ikinci yarı oynayın 1-0 kazanın yeter, ama 5 atacak kapasiteniz var bu takıma, yeter ki ilk 10 dakika gol bulun, devre arasındaki bu motivasyon konsantrasyon, antrenörün bu inancı bizi de havaya soktu, hemen devre başında da gol olması, bize o ilk 10 dakikada gol bulursanız 5 olur demesini aklımıza getirdi ama tabi bu çok ender olur, 5 te yiyebilirdik o gün.

U.A. : Bu maç saha dışına nasıl yansıdı, özellikle yakın arkadaşınızla?
R.D. : Murat diye çok samimi bir arkadaşım vardı hasta galatasaraylı, iddiaya girdi benle dansöz oynatmasına, iyi dedim maçtan sonra buluşuruz Etiler'de, zaten 3-0 olunca o dansöz ayarlamaya gitmiş devrede(gülüyoruz), tabi buluştuğumuzda dansöz falan yoktu, böyle kafası önde bir arkadaş buldum ben.

U.A. : Daha önceki birkaç röportajınızda Fenerbahçe'de oynayan Gökhan Gönül'ü sizin tavsiye ettiğinizi ve gökhan gibi daha birçok oyuncu izlediğinizi söylemiştiniz. Bu tarz alt liglerde oynayan ve çok parlak gelecek gördüğünüz birkaç isim verebilir misiniz?
R.D. : Şimdi ben o konuya bir açıklık getireyim, Oftaştayken ben izledim Gökhan'ı, Aziz Yıldırım'ın öyle bir yapısı vardır ki, bana sorar, sana sorar, ciddi araştırır, ben açıkça söyledim yetenekli bir oyuncu ama bununla ilgili en doğru bilgiyi Metin Diyadin'den öğrenebileceğini söyledim ve bu şekilde Metin'in çok ciddi bilgileriyle transfer olmuştur.

U.A. : Bir de Sökespor'dan Muğlaspor'a futbol topu karşılığı transferin meselesi var abi?
R.D. : Söke değil Nazilli, evet doğru 25 futbol topu karşılığı transfer olmuştum.

Y.D. : Siz 25 futbol topu almıştınız, çok ilginç?
R.D. : Ben değil klüp almıştı topları (gülüyor)

U.A. : Gökhan gönül sorusuna dönersek yetenekli futbolcular kimler?
R.D. : Kaleci Onur, tartışmasız.şu an izlediğiniz Juventus'ta görebilirsiniz, inşallah Allah sakatlık vermez.

U.A. : Avrupa'da sempati duyduğunuz takımlar var mı?
R.D. : Barcelona

U.A. : Bende Barcelona'ya büyük sempati duyuyorum.
R.D. : Ama şunu söyleyeyim Dünyaya 100 kere gelsem yine fener'de oynamak isterim.

U.A. : O zaman Fenerdeyken hiç transfer falan düşünmediniz.
R.D. : valla ben doğduğumdan beri hep hayalimdi, Allah nasip etti, ben gördüğün çevrendeki en koyu Fenerliden daha fenerliydim, hala daha öyleyim, bazen beni yolda çeviriyorlar, işte şöyle olsaydı böyle olsaydı şansın daha iyi olurdu, ben hep diyorum 1 maç oynayayım Fener'de oynayayım.

U.A. : O zaman kayıt cihazı kapalıyken sorduğum soruyu tekrar sorayım, Tromso maçının devre arasında G.saray elesin dediniz değil mi? tartışması oldu bunun çünkü forumda.
R.D. : Yok canım neden elensin diyim, böyle bir düşüncem olmaz, zaten dinlenirse anlaşılır, o gün elesin dedim, hakikaten de çok istiyordum elemesini, çünkü biz yayıncı kuruluştuk devamında da yayınlar bizdeydi, yani neden elenmesin diyim olmaz böyle bir düşüncem, ama olmadı ne yazık ki.

Y.D. : Peki Avrupa'dan teklif geldi mi size hiç?
R.D. : Valla o zmaan biz Avrupa'da pek maç yapmıyorduk, 2-3 tane A milli maçı oynanıyordu, mesela ben hiç genç milli olmadım , Beni Avrupa'dan bir Atalanta klübü istemişti menajerler aracılığıyla, onun dışında isteyen olmadı, iyi ki de istememişler, Fner'de oynayıp bıraktık.

U.A. : O zamanlar hatırlıyorum mesela San Marino maçı vardı senin sayende
R.D. : Fena futbolcu değildim ama yav (gülüyor)

U.A. : Estağfurullah abi, demek istediğim biz iyi değildik son dakikalarda senin sayende açtık farkı, ki sonraları ilk puanlarını yine bizden aldı adamlar.
R.D. : Doğru söylüyorsun hızlı başlamıştım oyuna, almıştık maçı.Birşey soracağım, sizin bu site ne ile sürdürüyor yaşamını? Sponsorlarla mı

U.A. : Reklamlarla, sponsorlarla.
R.D. : Alabiliyor musunuz peki?

U.A. : Bu son çıkan yasadan sonra biraz daha zorlanıyoruz tabi.
R.D. : Yeni yasa?

U.A. : Yabancı bahis sitelerinden reklam almak yasaklandı.
R.D. : Öyle mi?

U.A. : Sitemizin çıkışı Hollanda'dan olduğu için yine de bir şekilde döndürüyoruz. Lig tv 'de geçen yıl yarım saat ir programa konu olmuştuk.En büyük bahis forumuyuz, sizi de üye olarak aramızda görmek isteriz.
R.D. : O ışte uzmanlar bak orada Ersinle Guntekin, su gibi ezbere biliyordur siteyi.
(O arada Guntekin Onay geliyor odaya, merhabalaşıyoruz, taziyelerinizi aktarıyoruzröportaj randevumuzu bir kez daha teyid ediyoruz, Guntekin Onay'ı biraz bitkin biraz durgun görüyoruz)

U.A. : Peki Euro 2008? Ne yaparız?
R.D. : Finalde oynayabiliriz, ilk turda da dönebiliriz.

U.A. : Biraz daha açarsak?
R.D. : Bizim takımımız günlük değişkenlik gösteren bir takım, bir de riskli bir takımız, mesela sadece savunmamızda gözümüzü arkada bırakmayacak servet var, Gökhan var, emre var fazla da savunma oyuncumuz yok, öndekiler yetenekli diyoruz, Fatih sakat, Nihat sürekli sakatlanıyor, Halil sakat, Hakan zaten düşünülmüyor artık, ama bizim takım tam kadro giderse, çok ilginç umulmadık skorlar alabiliriz diye düşünüyorum.

U.A. : Senden Türkiye ve Avrupa'daki oyunculardan bir ideal 11 kurmanı istesek
R.D. : Zorlanacağız şimdi, hem Türkiye'den hem Avrupa'dan hmmm, benim takımım olsa çok ta gücü olsa ekonomik olarak, stoper MarqiuezLe Arsenalli Toure'yi alırım, göbeği onlardan yaparım, hem çabuk, hem topu oyuna sokan biri, diğeri çok agresif bir oyuncu, tabi ki Messi'siz bir takım yapmam, kaleye Buffon.

U.A. : Başka?
R.D. : Valla şu an aklıma gelmiyor tabi, çok yetenekli oyuncular var.

U.A. : Peki bize yarının maçlarından 2-3 tahmin verir misiniz? ılk aklınıza gelenlerden?
R.D. : Sivas berabere, Fenerbahçe'de yener.

U.A. : Peki Rıdvan abi sigara içiyor musunuz?
R.D. : İçiyorum.tek tük

U.A. : Futbolcuyken içiyor muydunuz?
R.D. : Hayır içmiyordum, hiç içmedim.

U.A. : İçen futbolcular için ne düşünüyorsunuz?
R.D. : Valla içmesinler, yüzde 90 içmiyor zaten, benim içtiğimde zaten öyle güzel maç olursa, tek tük, iyi bir şey değil tabi, biz zaten burada tüm arkadaşlar bırakma kararı aldık.

U.A. : yasa yüzünden mi?
R.D. : Yok ya yasa değil, Guntekin , Ersin, hepimiz bırakıyoruz yavaş yavaş.

U.A. : Hakan şükür için ne düşünüyorsun?
R.D. : Ona çok saygı duyuyorum o çok özel bir oyuncu, bambaşka, onun bende 20 maç bile kötü oynama kredisi var.

Y.D. : Ercan Taner Ntvspor'a geçti, doğru mu?
R.D. : Evet bize geldi

U.A. : Ntv spor nasıl bir kanal olacak.
R.D. : Hayatımda çalıştığım en güzel yerlerden biri burası, çok güzel bir şirket, spor servisi çok gayretli, süper bir kanal olacak diye düşünüyorum.Tv dünyası pek benim dünyam değil aslında , ben futbol yorumcusuyum.

U.A. : Üyelerimize son söz ne söylemek istersin Rıdvan abi?
R.D. : Hepsine sevgiler, her şey gönüllerince olsun, bütün insanların her şey gönlünce olsun.

U.A. : Çok teşekkür ediyoruz abi, bize gösterdiğin ilgiden dolayı.
R.D. : Asıl ben size teşekkür ederim, Tekrar tüm bahisklavuz ailesine sevgiler.

Kaynak: Bahiskilavuz

Bu Röportajı gerçekleştiren Umut, overcat ve Yaşar'a tekrardan teşekkür ederiz.

Okunma 143 kez Son değişiklik Pazar, 24 Mayıs 2020 00:22

Yorum yapın

Kullanıcı Yorumları